RSSAll Entries in the "Kamile Yılmaz" Kategori

Sevgi Düşü

Sevgi Düşü

Kamile Yılmaz – Dün gece çok uzun bir düş gördüm. Düşten ayrılamadığımdan, sabah uyanamadım. Spor arkadaşlarım beni merak etmiştir. Düşümü sizlerle paylaşmak isterim doğrusu. Böylesi güzel bir düş yalnızca bende kalmamalı. Televizyonda başbakan konuşuyordu. “Ülkemizde her şey tepetaklak oldu. İnsanlar mutsuz. Bu gece sabaha dek bu mutsuzluğa çareler aradık. Her şeyin ters gitmesinin nedenini sonunda [...]

Dostun Cinsiyeti Olmamalı

Dostun Cinsiyeti Olmamalı

Kamile Yılmaz – Soğuk bir hafta geçirdik, kış mevsimini iyice duyumsadık. Şimdiye dek TV haberlerinden dinliyor, Torosların ak duvağına uzaktan bakıyorduk. Bu ay elektrik faturası dudakları uçuklattı. Eh biraz olsun. Kışı sert geçen yerlerde yaşayanların halini anlayalım. Hava böyle sert olunca, sözlere ve yazılara da yansıyor. Hıncal Uluç, geçen gün ölen, Defne Foster hakkında vermiş [...]

Erkek Adalet Değil, Gerçek Adalet İstiyoruz‏

Erkek Adalet Değil, Gerçek Adalet İstiyoruz‏

Çarşamba gün (26 Ocak 20011), Fethiye’de bir mahkemeyi izlemeye gittik. Dört yıl önce, Fethiye –Gebeler Kaplıcası’nda 8 erkeğin, bir kadına tecavüz etmesinden dolayı görülen bir mahkemeydi. Kadın tek başına dört yıldır savaşıyor, bir sonuç alamıyordu. Olayın olduğu zamanlarda, savcı Mehmet Bayram davayı reddetmiş, delilleri toplamamıştı. Bunun üzerine kadın, AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) ne başvurmuştu. [...]

Türkülerin Tadı Azaldı Mı?

Türkülerin Tadı Azaldı Mı?

Kamile Yılmaz – Dün bir arkadaşımla söyleşirken, radyodan duygu yüklü bir türkü yayılınca içini çekerek “Türkülerin de tadını bırakmadılar. İnsanların önceleri gurbetleri vardı, ayrılıkları vardı onu bile aldılar. Eskisi gibi türkülerden tat almıyorum” dedi. Oysa arkadaşım güzel bağlama çalar, türkü söyler, şiir yazardı. Şiiri yine yazıyor, ama şiirine öfke yerleşti, sevgi azaldı. Bunu okuyan da [...]

Sözcüklerle Dans Eden Adam: Cemal Süreyya

Sözcüklerle Dans Eden Adam: Cemal Süreyya

09-01-2011 Pazar gün ANSAN’da (Antalya Sanatçılar Derneği) Cemal Süreya’yı andık. Onu 9 Ocak 1990’da yitirmiştik. Henüz 59 yaşında, daha yazacağı bir yığın şiir varken.   Diğerleri gibi onun da yitip gitmesi mümkün mü?  Ancak yer değiştirirler, insanların yürekleridir artık mekânları. Bu yıl Cemal Süreya’nın Antalya’da anılması daha bir anlamlıydı. Metin Demirtaş, En masum istekleri şiddetle bastırılan, [...]

Solcusu Çok, Solu Yok Bir Ülke

Solcusu Çok, Solu Yok Bir Ülke

Geçenlerde bir toplantıya çağrıldım. Konyaaltı Nobel 2’de yapıldı. İyi ki de katılmışım, Ferdan Erkut ile tanıştım, ondan epeyce bilgilendim. EDP (Eşitlik ve Demokrasi Partisi) toplantısıydı. Her ne denli ben o partide olmasam da (daha önce ÖDP’li olan) arkadaşlarımın, sevgili Kızbes Aydın’ın ve Ferdan Erkut’un telefonu ile çağrıldım. Ferdan Erkut, genç ve dolu dolu bir akademisyen. [...]

Leyla Erbil Öykücülüğü

Leyla Erbil Öykücülüğü

Akdeniz Öykü Günleri’nin son konusu; Leyla Erbil Öykücülüğü idi. Oturumu Ahmet Tüzün yönetti. Konuşmacılar; İdil Önemli, Ayhan Sönmez, Demir Özlü. Ben öncelikle Leyla Erbil’in çarpıcı konuşmasıyla başlamak istiyorum. “Sanat ve edebiyat insanı değiştirir. Kitap da insanı değiştiren ögelerden biri. Kitap derken, bir tür kitaptan bahsetmiyorum. Kitaplardan söz ediyorum. Eskiden, Tevrat, İncil, Kuran gibi tek kitap [...]

11. Akdeniz Öykü Günleri

11. Akdeniz Öykü Günleri

ANSAN (Antalya Sanatçılar Derneği) Bu yıl, Akdeniz Öykü Günleri’nin 11. sini gerçekleştirdi. Üç gün boyunca, öykü pınarından çağıl çağıl öykü söyleşileri aktı. Gerek duyanlar tasını doldurdu. Söyleşiler, oldukça verimli, dolu dolu geçti. Salona gelenler kıvandı, mutlandı. Elbette eksikliklerimiz de vardı. Örneğin, Konyaaltı Belediyesi’nin Kitap Fuarı’nda ANSAN’ın standı olmalıydı. Üniversite öğrencileri de salonda bulunmalıydı. Bu tür [...]

Dereler Yukarı Akabilse, Heslerden Kaçabilse

Dereler Yukarı Akabilse, Heslerden Kaçabilse

Bu yıl kış bizi pusuya düşürdü. Havalar bahar ılıklığında seyrederken, biz de gevşedik iyice, kışın bizi unuttuğunu sandık. Daha omzumuza ceket bile almamışken, birden bire kara kış çıkageldi. Zıngır zıngır titretti. Herkes bir telaşla palto, manto, atkı, eldiven aramaya başladı. Pazar gün böylesi bir havaya aldırmadan, ÖDP binasında HESLER (Hidro Elektrik Santralleri) ile ilgili bir [...]

Güzel Ülke Gölhisar

Güzel Ülke Gölhisar

Elimde tuğla gibi bir kitap var, adı; Tarihsel Kültürel Değerleri ve İnsanlarıyla Gölhisar. Yazarı; Yusuf Erkan. Arı gibi çalışkan ve üretken. Gölhisar Kitabının dosyasını yayınevine verdiği günlerde, İstanbul’da ona konuk oldum. “Dünya Kadın Yürüyüşü” için gitmiştim. Yusuf, oturduğu eve taşınalı henüz 17 gün olmuştu. Bu kadar kısa zamanda, yeni mahallesi “Kurtuluş”u yazmaya çoktan başlamış, kitabın [...]

Yine Geldi Geçti 25 Kasım

Yine Geldi Geçti 25 Kasım

25 Kasım, “Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü.” Neden 25 Kasım diyecek olursak; 1960 yılını anımsamamız gerekir. 25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nin Kuzey Bölgesi’nde bir uçurumun dibinde üç kadın cesedi bulundu. Ertesi gün gazeteler “Kaza” diye yazıyordu. Oysa gerçek öyle değildi. General Trujilo’nun diktatörlüğüne karşı yürütülen faaliyetlere aktif olarak katılan üç kız kardeş, o gün [...]

Bayramın Ardından

Bayramın Ardından

Uzun dinlence günlerini içeren bayramı bitirdik. Her ne kadar, bayramın sözlük anlamı; “Sevinçli günler” olsa da, bu sevinci salt bayram olarak yaşayamadık. Yüze yakın kişi öldü, dört yüzü geçkin de yaralı, belki de yaşam boyu sakat kalacaklar. “Kurban Bayramı” her zaman adıyla, beni ürkütmüştür. Bir canlıyı, kendi inancın için öldürmek, bana hep soğuk gelmiştir. Yine [...]

Cuma Öğretmen’in Küpesi

Cuma Öğretmen’in Küpesi

Haberi okumuş, ya da televizyondan izlemişsinizdir. Yirmi iki yıllık başarılı, ama sıra dışı Cuma Öğretmen’in başına geleni. Hani Anadolu’da bir atasözü sıkça önümüze konur ya “Sürüden ayrılanı kurt kapar” diye. Bizim sürü olmamız istenir, makbul gören budur. Cuma Öğretmen çevrecidir, “Pil toplayan öğretmen” diye tanınır. Öğrencileri tarafından sevilir, çünkü sevgiyi öne çıkarmıştır. O kadar ki [...]

Işığı Bitmeyen Kadın Behice Boran

Işığı Bitmeyen Kadın Behice Boran

29 Ekim 2010’da AKM Perge Salonu’nda bir panel gerçekleştirildi. Behice Boran’ın doğumunun yüzüncü yılıydı. 1 Mayıs 1910’ da doğmuş, 10 Ekim 1987’de ülkesine hasret sürgünde ölmüştü. Uğur Mumcu’ya “Her şeyi düşündüm, hapis yatmayı, sorgulanmayı v.s. ama 76 yaşında ülkemden uzakta sürgün yaşamak hiç aklıma gelmemişti” diyecekti ve bir türlü birleşemeyen Türkiye solunu ilk kez cenaze [...]

Süt Memeleri

Süt Memeleri

Geçenlerde bir eylem yapıldı. Bebekli kadınlar, bebeklerin ana sütü emmesi gerektiğini, çalışanların emzirme hakkı olduğunu anlatabilmek için, oturma ve emzirme eylemi yaptılar. Hepsi birlikte memelerini çıkararak, çocuklarını emzirdiler. Kimseden gocunmadan, görünme telaşına düşmeden, oldukça doğaldılar. Köylerde olduğu gibi. Biliyorsunuz, köylerde meme cinsellik özelliğinden çok bebeklerin beslenme organıdır. Bu nedenle köylüler, herkesin önünde memesini çıkarıp emzirir. [...]

Bağbozumu – Kâmile Yılmaz

Bağbozumu – Kâmile Yılmaz

Güz gelince, her şey rengini değiştiriyor. Ağaçların yaprakları giderayak olanca güzelliğini bize sunuyor, sanki yeni doğuyormuş gibi ölürken de süsleniyor. Güneş her işi bırakıp bulutları renkten renge boyuyor. Gökyüzünün maviliği ise görülmemiş durulukta. Hele bunları bir de Elmalı “Bağbozumu”nda izlerseniz, Likya’da yaşadığınızı sanır, ekmeğinizi şaraba batırmadan yiyemezsiniz, şarabın adı da “Likya şarapları” ise, çoktan tarihe [...]

Okullar Açılırken

Okullar Açılırken

Eylül’ün sonuna geldik, havalar ılıdı, geceler serinledi, okullar açıldı. Daha ilk günden veliler, öğrenciler şaşkın, öğretmenler yorgun. Oysa hep birlikte coşkulu, heyecanlı olmamız gerekmez mi? Devlet baba düşünmüş, kitapları ücretsiz dağıtıyor, aman ne iyi ne iyi. Her dersin kitabını ikişer, üstelik her yıl yeniden bastırıyor, devlet babanın parası bol olmalı. Kitapları dağıtırken, her kitabın içine [...]

Bir Ağladık Bir Güldük

Bir Ağladık Bir Güldük

Cumartesi akşamı (18 Eylül),Hasanağa Restorant’ta Hasan Polat’ı andık. Müfit Kayacan’ın otuzuncu sanat yılını kutladık. Yaşamın her alanında hüzünle mutluluk yan yana değil midir? Çoğu zaman bir gözümüz ağlayıp diğeri gülmez mi? İşte öylesi bir akşam yaşadık. Orada olan herkeste bir burukluk vardı. Çünkü Hasanağa’da Hasan Polat’ı görmeye alışıktık. Herkese sıcacık sevgisini sunan, hatırını soran, yazılarımızı [...]

Acının Paneli

Acının Paneli

Yazın sonuna geldik, aslında bitirdik, ama söz konusu Antalya olunca, Eylül her ne kadar güz ayı olsa da, yazın en güzel zamanıdır. Havanın sıcaklığı dayanılır bir hal almıştır. Nem büyük oranda rüzgâra kapılmıştır, güneş ısıtır, ama yakmaz. Tam deniz zamanı, Antalya zamanıdır. İşte böylesi bir günde, Pazar gün ANSAN’ın salonunda acının paneli vardı. Kadın Yazarlar [...]

Deniz Mevsimi

Deniz Mevsimi

Deniz mevsimi gelince, Antalyalıların uzaklardan gelen konukları olur. Benim de öyle. Çoğu özlemden olsa da denizin rolü önemlidir. Onun sayesinde sevdiklerimize kavuşuruz. Onların kalabildiği sürece birlikte denize gideriz, ya da gitmek isteriz. Konyaltı’nda oturanların bu anlamda daha şanslı olduğu düşünülür. Belki şimdiye dek öyleydi, ama sahillerin özel kişiler tarafından işletilmesi, o kişilerin zamanla buraları mülkü [...]

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek, bu zamanda epeyce zor olsa da, “İnsan bilinci kadar sağlıklı, bilinci kadar sağlıksız olurmuş.” Bugünlerde moda tümce “Sağlıklı yaşam.”Yiyecek, içeceklerden tutun da, kullandığımız deterjan, sabun, krem, şampuan, yağlar, giysiler, ev eşyaları ya da evin kendisi, herkesin bu konuda bize öğreteceği çok şey var. Tutam tutam otlar öneriliyor. Hemen hemen hepsi de [...]

Yaylalar

Yaylalar

Bir haftalığına, işleri yüzüstü bırakarak, yaylaya kaçıverdim. Çocukluğumda annem bize kızınca “Gönlümün ne yaylasını bildiniz, ne sahilini” derdi. “Yayla” sözcüğünü olumlu anlamda kullanırdı. Ferahlık, serinlik, neşe anlamında. Bu sıcaklarda 1800 metreye çıkınca daha iyi anladım annemin gönlünün yaylasını. Dört kişiydik, rehberimiz araştırmacı – yazar Yusuf Erkan’dı. Bizi gezdirdiği yerlerin kitabını yazmıştı. Kaç kez gittiğini, o [...]

Bizim Kadınımız Sığınamaz

Bizim Kadınımız Sığınamaz

Başbakan, geçtiğimiz hafta, kadın STK’larıyla toplantı yaptı. Kadınları dikkatle dinledi ve her türlü öneriyi reddetti. Toplantı yedi saat sürdü. Kadınların sorularına sert, soğuk ve kesin yanıtlar verdi. Kadınlar, barışçıl, kapsayıcı bir üst dil yaratmanın gereğine işaret ettiklerinde de “uysal koyun olmadığını, tokat için öbür yanağını çevirmeyeceğini, sultanlarında çevirmediği” örneğiyle yanıtladı. Kadınlar barışa vurgu yaparken, o [...]

Söz Bilincin Kıyısıdır

Söz Bilincin Kıyısıdır

Bütün okullar uzun bir dinlenceye girdi. Öğrencilerin ve öğretmenlerin bütün yıl boyunca düşünü kurduğu, hesabını yaptığı dinlence, neredeyse zamanının yarısını bitiriyor. Hoş günler çabuk geçer. Antalya’da yaşayanlar şanslı, çok masraf etmeden, evinden tek taşıtla denize girebilmesi mümkün. Elbette dinlencede değişiklik düşünülürse, biraz uzaklaşmak gerekir. Zaten tatilin amacı da budur; değişiklik. İnsanın kendini yeniden üretmesini sağlar. [...]

Gülnazları Kurtarmak – Kamile Yılmaz

Gülnazları Kurtarmak – Kamile Yılmaz

Size anlatacağım öykü, hiç de yabancı olmadığınız, belki de en yakınınızda, komşunuzda, akrabanızda, ülkenizde, bölgenizde her yerde yaşanan, ama görmezden gelinen, hafife alınan, çoğu kez yaşamla ölüm arası bir karar olduğunun ayırdına varamadığımız öykülerden. Sadece biri. Gülnaz, ana – babasının ilk çocuğu, ilk göz ağrısı, nazlı, güzel, alımlı, sıcak, insanlarla iletişimi harika bir kız. Liseyi [...]

Hepimiz Özgür Oluncaya Dek Kadınlar Yürüyecek – Kamile Yılmaz

Hepimiz Özgür Oluncaya Dek Kadınlar Yürüyecek – Kamile Yılmaz

Yazın başındayız. İstanbul’da hava nemli, güneş bizimle saklambaç oynuyor, yağmur onu kovalıyordu. Manolya ağaçları coşmuş, üstüne yüzlerce beyaz güvercin konmuş gibi çiçeklenmişti. Bazıları tarihten ses verircesine yaşlı ağaçlardı, ama çiçekleri gencecikti. Kuşların tümü sanki İstanbul’a göç etmiş gibi konser veriyordu. Bazı kuşların sesleri bana yeniydi, tanıyamadım. Belki de yalnızca İstanbul’un kuşlarıydı. Şakır şakır öterek kadınları [...]

Bilinç ve Sağlık – Kamile Yılmaz

Bilinç ve Sağlık – Kamile Yılmaz

Uzun süren bir bahar yaşadıktan sonra, her zaman olduğu gibi yaz bastırıverdi. Hem de ilk günlerinde yakıcı poyrazla korkutarak. Doğa da anladı bizim korkuya itibar ettiğimizi. Korku toplumuyuz diyoruz ya, her konuda bizi önce korkutuyorlar, sonra daha az korkuya ya da acıya razı oluyoruz. Fareyle kedi misali. İnsanların sohbetlerine kulak kesilin, söyleşilerinin tümü korkuya dayalı. [...]

Barış Anlatımları – Kamile Yılmaz

Barış Anlatımları – Kamile Yılmaz

Barış Meclisi’nin önerisiyle, Eğitim Emekçileri Sendikası bir yarışma açtı. Konu “Barış”tı. Milli Eğitim Müdürlüğü de liselere duyurusunu üstlendi. Yalnızca Antalya içindeki liseler katılacak ve barışı anlatacaklardı. Aslında amaç, gençleri barış hakkında düşündürtmek, bu konuda kendi aralarında da olsa tartışma ortamı sağlamaktı. Eğitim Sen, seçici kurul olarak, Hasan Kıyafet, Şükrü Erbaş, Nuri Erkal, Fevzi Ceylan, Nusret [...]

İnsan Ticareti – Kamile Yılmaz

İnsan Ticareti – Kamile Yılmaz

28-05-2010 Cuma gün, Antalya Kadın Danışma Dayanışma Derneğinin bir projesi olan, çarpıcı bir seminer vardı. İnsan Ticareti. Söylemesi bile insanı ürpertmeye yetiyor. İnsanın insan üzerinden para kazanması, insan olanın uykularını kaçırmaya, insan olmaktan utanmaya yetmez mi? Öyle de olsa, koskocaman bir gerçek var, o da insan ticaretinin yapıldığı. Konuşmacılar: Uluslararası Göç Örgütü (IOM)’den Elina Siderova, [...]

İlaçsız Tedavi Mümkün Mü?

İlaçsız Tedavi Mümkün Mü?

Elime üç kitap geçti. Kitapların kapağının en üstünde “Dünyada Bestseller 100 Milyonun Üstünde Sattı” yazıyor. Altında da kitapların adları var. HERKESE SU JOK – SU JOK TOHUM TERAPİ- KENDİ KENDİNE SU JOK DOKTOR yazıyordu. Öyle ilgimi çekti ki, kitapları bir solukta okuyuverdim. Nasıl çekmesin ki? Avuç avuç ilaç yutuyoruz, bedenimizin bir yanı iyileşirken, diğer yanı [...]

Geze Yaza Mardin

Geze Yaza Mardin

Kadın Yazarlar Derneği’nin bir projesi olan; “Tanıklıklarla 12 Eylül –Kadınlar Anılarını Anlatıyor” kitabının tanıtımı ve bu bahaneyle GAP gezisi düzenlendi. Ben de o kitabın ortaklarından biriydim ve seve seve bu geziye katıldım. Gündüz geziyor, akşam üstü de paneli gerçekleştiriyorduk. Vardığımız kentlerde, organizeyi KESK yapıyordu. Salon dolu ve hazır oluyor, biz de tanıtımımızı yapıyor, tanıklıkları paylaşıyorduk. [...]

Geze  Yaza  Mardin

Geze Yaza Mardin

Kadın Yazarlar Derneği’nin bir projesi olan; “Tanıklıklarla 12 Eylül –Kadınlar Anılarını Anlatıyor” kitabının tanıtımı ve bu bahaneyle GAP gezisi düzenlendi. Ben de o kitabın ortaklarından biriydim ve seve seve bu geziye katıldım. Gündüz geziyor, akşam üstü de paneli gerçekleştiriyorduk. Vardığımız kentlerde, organizeyi KESK yapıyordu. Salon dolu ve hazır oluyor, biz de tanıtımımızı yapıyor, tanıklıkları paylaşıyorduk. [...]

Anneler Günü

Anneler Günü

Baharın coşkulu günlerini yaşıyoruz. Dört mevsimin en güzel zamanı, hava ılık, kuşlar beste üstüne beste yapıyor, esen yel gül kokuyor. Yaz ayağını salladı, yola çıktı, eli kulağındadır. Şu günlerin tadını çıkaralım derken, düşüncelerim çocukluğuma yürüyor. Evimizin önünde, küçücük gül bahçesini anımsıyorum. Sonra anılar üşüşüyor, yüreğim üşüyor. Topu topu iki kardeştik biz. Ama cinsiyetimiz farklı. Erkek [...]

Geldi 23 Nisan

Geldi 23 Nisan

Nisan’ın sonu baharın en güzel zamanıdır. Baharın yaza göz kırptığı, görevini devre hazırlandığı, havada gül kokusunun savrulduğu zaman. Havadaki yel, gül kokusunu, çocukların saçlarının arasına saklar. İşleri bitsin de saklambaç oynayalım diye. Ama çocukların işleri bitmez. Bayramdır gelen, sözde çocuk bayramı. Çocuklar, büyüklere gösteri hazırlamak için canı çıkana dek çalıştırılırlar. Güçlerine kendileri de şaşarlar. Antalya [...]

Alev Ağacı ve Kadınlar

Alev Ağacı ve Kadınlar

Cumartesi gün, kadın arkadaşlarla, ayda bir kez birlikte kahvaltı geleneğimizi sürdürüyorduk. Akdeniz Üniversitesi’nin Sosyal Tesisleri’nde toplandık. Karşımızda suyu göklere fışkıran, sonra çapkınca havaya savrulup tel tel yere dökülen havuz vardı. Baharın en coşkulu günü olduğundan, kuşlar da coşmuş en güzel şarkılarını şakıyordu. Su sesine kuş sesi karışmış, bizi düş deryasına salmıştı. Çevredeki doyumsuz güzelliğe hayran [...]