Tüm bu bulgulardan anlaşılacağı üzerine Türk ülkesinde insanlık için büyük öneme sahip demir madeninin varlığı fark edilmiş ve çok eski çağlardan beri işlenerek insan hizmetine sunulmuştur. Türk Ordularının başarılı olmasında süratli atlara sahip olmalarının yanında, çeşitli madenlerden yapılmış, farklı ve kaliteli savaş aletlerinin büyük önemi vardır. W. Ruben Türk diyarını demir kültürünün doğduğu yer olarak tanımlamıştır. Bozkır Türk devletleri komşu devletlere genellikle canlı hayvan, hayvansal ürünler, hayvansal gıdalar satarlar, karşılığında hububat ve giyim eşyası alırlardı. Asya Hunları, Gök-Türkler ve Uygurlar, Çin ile ticari anlaşmalar yapmışlardır. Türkler Çin’den ipek, ipekli kumaş, pirinç ve arpa, Roma ve Bizans tan da diğer ihtiyaç maddelerini alırlar karşılığında da onların eksiklerini tamamlarlardı. Orhun Kitabelerinde devletin sağlamlığı ve halkın refahı için ticaretin çok önemli olduğu belirtilmiştir. Ticari faaliyetler çoğu kez anlaşmalar ile sürdürülürken, anlaşmazlığa ve rekabete yol açan ticari konular da olmuştur. Çin’den başlayıp Akdeniz kıyılarına kadar devam eden İpek Yolu ve İpek Yolu kervancılığı, bu rekabet konularının başında gelir. Daha I.Gök-Türklerden itibaren, İpek Yolu Çin ile Türkler arasında yegane savaş sebeplerinden birisi olmuştur. Çinliler İpek Yolu’nun hâkimiyetini ellerinde tuttukları sürece Türk memleketlerini tamamen istila etmeyi düşünmemiş, buna karşı Türkler de akınlar yolu ile Çinlileri zayıf tutmaya çalışmışlardır. İktisadi öneme sahip diğer bir ticaret yolu da Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayıp, Ural, Güney Sibirya, Altaylar ve Sayan Dağları üzerinden Çin’e ve Amur Nehrine ulaşan “Kürk Yolu” adı ile bilinen ve İpek Yolu’na kuzeyden paralel uzanan yoldur. Bu yolun ticari malları daha çok hayvan kürkleri ve bunlardan yapılmış bazı eşyalardır. Başlıca tüccarları ise Bugarlar'dır. O devirde, Bulgar Türkleri iktisadi açıdan oldukça gelişmişler, Balkanların ve Doğu Avrupa’nın en gelişmiş şehirlerini kurmuşlardır. Bozkır Türk Devletinin ekonomisinin önemli kalemlerinden birisini, hakimiyet altına alınan mağlup devletlerden alınan vergi ve hediyeler oluşturur. Hazarlarda ev başına bir kılıç ya da bir samur derisi, Bulgarlarda bir kürk, vergi olarak devlete verilir. Yine ticari yollar üzerinde bulunan Türk yöresi topladığı ticari vergilerden de büyük gelir sağlamıştır. Günümüz ekonomisinin temeli sayılan para, eski Türklerde ipek bir kumaş parçasıdır. Asya Hunlarına ait para izine rastlanmazken Orta Doğu Hunları, Sasani parasına benzer bir tür para kullanmışlardır. Kitap devam ediyor...