Bu alandaki çalışmaların kaynağında Abdülhamit Bin Türk (Türk Oğlu Abdülhamit) ve Harezmli Muhammed vardır. Bu iki Türk bilgininden Harezmli Muhammed’in bu konudaki eserinin Latince’ye çevrilmesi ile cebir Avrupa’ya taşınmıştır. Karahanlı ülkesinde Türkçe manzum olarak yazılan Kutadgu Bilig adlı eser Türk devlet düşüncesi, kanun anlayışı ve siyaset anlayışı bakımlarından âdeta bir şaheserdir. Uygur harfleri ile yazılmış olan başka bir manzum eser de “Atabet-ül Hakaik”dir. Zaman itibari ile Kutadgu Bilig’den biraz sonra yazılmış ve daha ziyade nasihatname türünden bir eserdir. birçok yüksek kademede görev almışlardır. O sıralarda Isfahan, Nişabur, Merv, Belh, Herat, Tus, Basra gibi merkezlerde benzerleri kurulmuştur. Medreselerin ders programları, kimi İslâm ülkelerinde Osmanlılar dahil yüzyıllarca takip edilmiştir. Medreselerde dini bilgilerin yanında felsefe, filoloji, matematik gibi ilimler de okutulmuştur. Benzeri medreseler daha geç kurulduğu için nizamiye medresesi dünyanın ilk üniversitesi olarak anılmıştır. Daha sonra Selçuklu Devletinde, Harzemşahlarda, Atabeyliklerde, Türkmen beyliklerinde, Mısırda ve Hintte sultanlar, devlet adamları ve hatunlar tarafından aynı esaslara dayanan bir çok üniversite kurulmuştur. Selçuklu devrinde ve Osmanlılarda çok büyük tabipler, belagatçılar, matematikçiler yetişmiş, ilim dalları hayli ileriye götürülmüştür. 476 yılında kurulan bir rasathanede çok önemli çalışmalar yapılmış, Ömer Hayyam, Ebul Muzaffer Isfahani, İbn Necibül Vasıti gibi yüksek astronomlar “takvimi meliki” adında bir takvim hazırlamışlardır. Bu takvim bugün kullanılmakta olan miladi takvime göre daha sağlam hesaplara dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu devrinde de ilim alanındaki çalışmalar medreselerin desteği ve devlet başkanlarının katkısı ile zirveye ulaşmıştır. Dini ilimlerin yanında matematik, astronomi, dil bilimi gibi birçok bilim dalında çok önemli çalışmalar mevcuttur. Birçok Osmanlı padişahı, bu konuda halkına örnek olurcasına bir kaç dil bilmektedir. Bilim ve bilimsel çalışma için en önemli husus eğitimdir. Türk-İslâm dünyasında eğitim ve öğretim bakımından Selçukluların çok önemli bir yeri vardır. Daha önce dağınık ve özel şekilde yapılan eğitim-öğretim ilk defa Sultan Alparslan tarafından programa bağlanmış, devlet himayesine alınmıştır. Bu kültürel değişim hareketinin temelinde Şiilik ve diğer olumsuz akımlar ile mücadele fikri yatmaktadır. Kitap devam ediyor...