SONUÇ

Yeryüzündeki varlıkları çok eskilere dayanan Türkler, ilk olarak Orta Asya bozkırlarında tarih sahnesine çıkmışlardır. Hayatını bozkırlarda ve zor şartlar altında sürdüren Türk insanının kişiliği de, yaşadığı hayata paralel olarak gelişmiştir. Bozkır hayatı, Türk insanın düşünce tarzını, devlet anlayışını ve oluşturduğu tüm kurumları etkilemiştir. İncelememiz göstermiştir ki, Türk devletinin oluşumu, bozkır hayatına dayanır. Türklerde ilk teşkilatlanma, bozkırlarda oluşmaya başlamıştır. Türkler geniş bozkırlarda bir yandan kendilerini en iyi şekilde korumak, diğer yandan da, sahip oldukları en önemli varlıkları olan hayvanlarını korumak zorunda idiler. Yaz ve kış aylarında farklı yerlerde yaşamak zorunda olduklarından, sık sık yer değiştiriyorlardı. Bu nedenle, sıkı disiplin ve kuvvetli teşkilatçılık onlar için zorunlu hayat şartı haline gelmiştir. Türk devlet anlayışının kaynağı ve unsurları incelendiğinde, her dönemde Türk devletinin vatan, millet, bağımsızlık, egemenlik esaslarına dayandığı görülmüştür. Türkler, devletin maddi unsuru olan ülkeyi, vatan olarak adlandırmış ve onu kutsal sayarak korumuşlardır. Türklerde vatan anlayışının, eski Türklerden beri çok fazla bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar ulaşmış olduğu, günümüzün vatan anlayışına temel oluşturduğu anlaşılmıştır. Devletin beşeri unsuru millettir. Millet belli bir ortak geçmişe ve amaca sahip insanların oluşturduğu topluluktur. Milleti oluşturan bireyler arasındaki dayanışma, devletin varlığı ve devamı için çok önemlidir. Türk insanı için bağımsızlık, asla vazgeçilemeyecek bir toplumsal olgudur. Türk insanı bağımsız olmadığı toprağı hiçbir dönemde vatan saymamıştır. Türk devlet anlayışının çekirdeği noktasında Türk ailesinin olduğu görülmüştür. Ailenin gelişmesi ve çeşitli sosyal değişimlerden geçmesi sonunda Türk devletinin şekillenmeye başladığı anlaşılmıştır. Hatta devlet, ailenin en geniş hali olarak düşünülmüş olup, aile içi yardımlaşma ve dayanışma devlet hayatına yansıtılmış ve bu özellik bir gelenek halinde tüm Türk devletlerinde varlığını hissettirmiştir. Devlet başkanlarının günümüzde bile baba olarak anılmasının temelinde bu anlayışını var olduğu görülmüştür. Türkler hizmet devleti anlayışına sahiptir. Bu nedenle, kurulan ilk Türk devletlerinden başlamak üzere hemen her dönemde devlete ve devlet başkanına çok geniş görevler yüklendiği görülmüştür. Bu anlayış aslından ayrılmış ve günümüzde insanların tembelleşmesin ve her şeyi devletten bekleme hissine sahip olmalarına sebep olmuştur. Kitap devam ediyor...